Teknolojiye Daha Net Bakın - 3 Şubat 2013
  • 277 views
  • 03 Şubat 2013
  • 0
  •  

İNCELEME: DmC!


Melekler ve şeytanlar arasında bir adam ve onun bilinmeyen geçmişi… İşte yeni Devil may Cry!Her oyun severin aklına yapışıp kalmış, her oyunu onunla kıyasladığı çok önemli bir ismi vardır. Tür ve tarz fark etmez bazıları için. Misal; kimisi Diablo II sever ve tüm oyunları ondaki ruh ile kıyaslamaya çalışır ya da Command & Conquer hastasıdır ve StarCraft bilinen bütün matematiksel dünyalardaki en iyi oyun olsa da onun için fark etmez… İşte Devil May Cry da bu tarzdaki oyunlardan birisidir. Piyasaya çıkan birbirinden farklı dört oyunu ile oyun pazarının altını üstüne getirmeyi başaran seri, uzun süren sessizliğini yeni DmC: Devil May Cry ile bozdu. Seriyi tamamen başa alan bu yeni oyunun adı ise kısaca DmC olarak lanse edildi. Bundan önce tanıdığımız ve kendisiyle birçok maceraya atıldığımız Dante, artık çok daha farklı bir görüntü ile karşımıza çıkmış bulunuyor. O bilindik beyaz saçlı, Japon karizmasını arayanlar şimdiden unutabilirler zira artık kendisi çok daha siyah saçlı bir bünye. Karakter üzerindeki bu önemli değişimin haricindeyse yeni DmC ile birlikte aslında o bildik zebani avlama keyfinden bir ödün vermiyoruz, aksine çok daha farklı bir dövüş sistemi ile oyuna dahil oluyoruz ki zaten DmC’nin en iyi olduğu nokta sanıyoruz geliştirilmiş dövüş mekaniği…Eski düşmanlarla yeniden karşı karşıyaDmC ile içerisine girdiğimiz dünyanın adı Limbo. Evet, aslında bizlerin yaşadığı bir dünya da söz konusu ama oyunun geneline yayılan zebanilerle dövüşmek için Limbo isimli dünyaya geçiş yapmamız gerekiyor. Her ne kadar insanlar burayı göremiyor olsalar da Limbo içerisinde olan olaylar, bizim bildiğimiz dünya düzenine birebir etki ediyorlar. Hal böyle olunca da kısa sürede yok olabilecek bir evrende yaşadığımız ortaya çıkıyor… Oyunu henüz başında uyandığımız uykumuzun ardındansa, ufak bir kovalamaca ile başlıyoruz DmC’ye. Burada tanıdık simalardan olan kılıcımız “Rebellion”u ve bu bölümün sonunda “Ebony & Ivory” isimli tabancalarımıza kavuşuyoruz. Giriş bölümünün sonucuna bakacak olursak, yeni DmC’deki Dante karakterimize alışmak ve içerisinde bulunduğumuz dünyayı anlamak adına fazlasıyla yeterli geldi bana. Pek tabii daha da önemlisi, oyunun birçok noktasında olduğu gibi, daha önce DmC serisinden bir haber olan oyun severler için de fazlasıyla açıklayıcı, tanıtıcı olması.Geçmişten günümüze bir köprüOyunun detaylarına geçmeden önce karşımıza çıkan karakterlerden kabaca bahsetmek doğru olacaktır. Öncelikle “Kimdir bu Dante” diyenler için hemen cevap verelim; kendisi zebani Sparda ve melek Eva’nın çocuklarından bir tanesi. Diğer ise Vergil. Oyunda Vergil ile de sıkça yollarımız kesişiyor. Bir ağabey olarak, içerisinde bulunan durumun çok daha farkında olması, onu daha olgun hale getirmiş. Bir diğer karakterimiz ise Kat isimli hanım kızımız. Onu özel yapansa boyutlar arasında rahatça dolaşabiliyor olması. Kendisi, Dante’ye yardım etmekten bir saniye bile çekinmiyor. Aslında DmC’nin temelleri bunlar. Zebanilerle dolu bir dünya ve onları engelleme planı ve tüm bu planlar içerisinde bulunan üç farklı karakter… Gerisi ise sonu gelmeyen savaşlardan oluşuyor. Seri tıpkı daha önceki oyunlarında olduğu gibi birçok silah ve karakter özelliğine sahip… Eski silahlar kadar yeni silahlara da bolca yer verilmiş olan oyununun temelineyse bu silahlar ile yapılabilen, sonu gelmez kombinasyonlar hükmediyor.Birbirinden farklı silahlarla daha çok komboÖncelikle birazcık silahlardan bahsedelim… Yazının başında da değindiğimiz gibi, eski dostlardan Rebellion ve Ebony & Ivory isimli silahlarımız yine bizimle. Eski oldukları kadar kullanışlı olduklarını da unutmamak lazım aslında. Rebellion’u oyunun başından sonuna kadar hiç sekmeden kullanıyoruz. Haricinde Ebony & Ivory de yine sahnede parlıyor. Baktığımız zaman önceki oyunlardaki özelliklerinden çok da fazla değişikliğe gitmemiş. Yani tabancalarımızın en önemli amaçları havadaki düşman birimlerine zarar vermek ve başladığımız komboları devam ettirmekten geçiyor. Arbiter isimli diğer silahımız ise karizmatik görünüşünün yanında yavaş bir saldırı gücüne sahip. Pek tabii bu yavaşlık, yaptığı saldırıların inanılmaz güçlü olması anlamına geliyor. Eğer karşınıza kalkan kullanan birimler çıkarsa, kendisini kullanmaktan çekinmeyin. Bir diğer önemli silah ise Aquila, kendisi çift elde kullanılan ultra hızlı Ninja yıldızı. Dayanıksız ve kalabalık düşman birimleri için bu silah biçilmiş kaftan. Yaptığı mesafeli atışlarıysa onun bir diğer önemli özelliğini oluşturuyor. Eryx dediğimiz zaman önce aklımıza “King of Fighters” gelmeli. Yanardönerli eldiven seti olarak karşımıza çıkan Eryx, tek bir düşman birimine büyük ölçüde zarar verebilmemize imkan tanıyor. Rebellion’dan daha yavaş belki ama Arbiter’den hızlı olması ona büyük avantaj kazandırıyor. Osiris ise, bir Mısır Tanrısından farklı olarak, Dante’nin kullanabildiği ilk Melek silahı şeklinde karşımıza çıkıyor. Zaten her savurduğumuzda ortaya çıkan mavi animasyon, ne kadar ruhani olduğunu açıklamaya yetiyor da artıyor bile. “Demon Energy” ile beslendiği taktirde çok güçlü olabilen orağımızın en önemli özelliği inanılmaz hızı.Yeni ve farklı yeteneklerle Dante…Bu altı önemli silahın haricindeyse “Revenant” ve “Kablooey” isimli silahları görüyoruz. Bunlarda ilki bildiğimiz bir pompalı tüfekten farklı değilken, ikincisi düşmanın üzerine yapışkan bombalar atarak istediğimiz zaman patlatabilmemize olanak tanıya bir cihaz. DmC, gerçekten farklı silahlar ile karşımıza çıkmayı başarmış durumda, orası kesin ama bu silahlar oldukları yerde durmuyorlar. Tıpkı daha önceki oyunlarda olduğu gibi, bölüm sonlarında ya da bölüm esnasında bulduğumuz taşlar aracılığı ile alım satım ve upgrade bölümüne ulaşabiliyoruz. Her silahın kendisine özel birçok upgrade’i bulunuyor. İşin güzel yanı, kendilerini almadan önce deneyebiliyor olmamız ki bu noktada oyuncuya büyük rahatlık sağlanmış. Birbirinden farklı hareketi aldığımızı düşününce, aslında oyunda ne kadar da çok kombinasyon olduğunu hesaplayabilirsiniz. Silahlara yapabildiğimiz geliştirmeler haricindeyse, bir de direkt olarak Dante’yi geliştirmemiz mümkün. “Jump” kısmında “Double Jump” ve “Enemy Step” gibi farklı ve özeli hareketlere ulaşabiliyoruz. Birbirinden farklı olan özelikler arasındaysa en çok dikkat çeken “Evade” başlığı altında bulunan “Demon Evade” ve “Angel Evade” kısmı. Oyunun henüz başında yatırımınızı buradan yaparsanız, çok daha rahat edeceğiniz aşikar. Bunun haricinde karaktere mi yoksa silaha mı yüklenmeniz gerektiğine oyuncu olarak siz karar vermelisiniz. Malum, her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır.Tanıdık bir hikaye yapısıHikaye açısından gerçekten “fason” bir oyun olduğunu söylemezsek biz ayıp etmiş oluruz. Eğer gerçekten belli başlı animeleri izlemiş olan bir kimseyseniz, DmC içerisinde bulunan hikaye size sadece “kopyala, yapıştır” mantığını tekrardan hatırlatmaktan ileriye gidemeyecek. Dante karakteri ise ne kadar olmuş yine tartışmalı. Bundan önce alıştığımız o beyaz saçlı karizma yerine çok daha emo bir karakteri kontrol ediyor olmak, yine her oyuncuya farklı şekilde etki edecektir. Değişen zaman içerisinde, zevkler ve renkler de değişiyor… Tüm bu genel detaylara, oyunun 20 bölüm olduğunu da eklemek gerekiyor. Genel geçer senaryo ile giden 20 bölüm içerisindeyse, envai çeşit farklı yan görev bulunuyor. Eski oyunları deneyim edenlerin yakından tanıyacakları “challenge” bölümleri, DmC’de de kendisine yer bulmuş. Karşımıza çıkan belirli görevleri yapmak suretiyle tamamladığımız challenge’lar, akabinde “Health Cross”a dönüşen parçalardan elde etmemize imkan tanıyorlar. Oyunu bir kere bitirdiğimizdeyse karşımıza “Dante Must Die” isimli zorluk ile karşılaşıyoruz. Açıkçası oyunu bir defa bitirmek fazlasıyla anlamsız çünkü çok kolay! İşte ancak açılan ilk zorluk seviyesi ile bir şeye dönüşmeye başlıyor. Son açılan “Heaven and Hell” kısmıysa, oyunu bitirmeyi imkansıza yakın bir noktaya getiriyor. Yine de aksiyon içerisinde dikkat arayanlara mükemmel bir seçenek olmuş.Aksiyon severler için güzel bir seçimYeni DmC beraberinde birçok yeniliği getirdiği gibi, eski özelliklerini de taşımış. Yani geçmiş ile günümüz arasında tam bir köprü rolü üstlenmiş durumda. Bundan önceki oyunları oynamış eski oyun severlerin bazıları kendisine burun kıvıracaktır eminim ama yeni nesil oyuncular için, kaçırdıkları eski DmC oyunlarına bakmaları için de harika bir fırsat oluşturmuş gibi gözüküyor. Özellikle konu TPS ve aksiyon olduğu zaman Bayonetta’dan beri bu kadar fantastik öğeyi ve harika savaş sistemini içeren bir oyun görmeyen oyun piyasası, yine Capcom tarafından ele geçirilecek gibi gözüküyor. Öncekinden daha farklı da olsa Dante hala Dante ve birbiri ardına gelen zebanileri yok etmek yine çok keyifli. Keşke çok daha ayakları yere basan bir senaryo ve alıştığımızdan biraz daha farklı bir oyun yapısı ile karşımıza çıksaydı demekten de kendimizi geri alamıyoruz… Yine de DmC kendi kulvarında ne kadar üst sıralarda olduğunu bir defa daha göstermiş durumda. Şimdi sırada indirilebilir içerik paketleri var…
teknoloji

YORUM YAP


BU YAZIYA 0 YORUM YAPILMIŞ